Kayıtlar

Aralık, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİLMEYİN

  BİLMEYİN Birkaç satır karaladığımı, Geceyi gündüze tercih etsem de Güneşsiz yapamayacağımı, Mütemadiyen üşüdüğümü bilin.. Ama Bilmeyin camına düşen sevdamı. Acılarım kabuk bağlasın diye sürekli konuştuğumu, Ama kalbim kırıksa dilsiz olduğumu, Güçlü olmasam da güçlü rolü yaptığımı, Ne kahveden ne çaydan geçemediğimi bilin. Ama Bilmeyin camına düşen sevdamı. İlkleri ve başlangıçları sevdiğimi, Eylül adında kızım olmasını dilediğimi, Hayatta en çok güvenmeye hasret olduğumu, Ağlarken birine sarılmak istediğimi bilin. Ama Bilmeyin camına düşen sevdamı. Çayı ve kahveyi şekersiz içtiğimi, İnsanların samimisini sevdiğimi, Hayır diyemediğimden çok üzüldüğümü bilin. Ama Bilmeyin camına düşen sevdamı.
 Aynı şarkıyı açtım yine. Aynı yataktayım. Aynı acı kahvemi aldım yanı başıma. Perdeyi biraz araladım kaybolursam nefes alırım diye. Çünkü bazen hesabı tutmuyor insanın, Yazmak için oturayım diyorsun çıkamıyorsun seslendiğin çocukluğundan. Çocukluğuma sarılmadan da sevmiyor kelimelerim satırları. Onlar da korkuyor kirlenmiş ruhuma dokunmaya. Onlar da kaçmak istiyor benim gibi Nefesinden, Dört duvar evinden, Paslanmış hayallerinden.. Duruyoruz bazen dakikalarca Sar başa dinliyoruz aynı şarkıyı. Ruhumun, kendine de yorulmasını bekliyorum, Yorulmadan dökmüyor içini, bana bile. Sırrını vermiyor ikna olmadan.. Ne zaman ki ikna oluyor İki kahve içiyoruz karşılıklı. Çayı sevmez pek.. Acısından iki sade kahve. Hatırı olsun anlattıklarının diye. Sonra bakıyoruz karşılıklı. Hatırı olur gibi değil anlattıklarının. Yine vazgeçiyor inanmaktan….                                      ...
  Gölgesi düştü yine perdeye                        iki büklüm kaçırdığın ruhunun. Parmak ucuyla karıştırdığı                        gözyaşının renkleri bulaştı gülüşüne. Öteberini doldurmuşsun yine                         ardına bakmaksızın kaçıyorsun sevilmekten. Sahi sevilmek zor muydu                         sevmek kadar Sevmek zor muydu                         sevilmek kadar… Hayır.. Sevmek değil zor olan Sevilmek de değil zor olan. Ruhumuzun cevap bulamadığı aşikar … Sevdiğince sevilmek zor. Sevildiğinde sevmek zor…                                    14.01.2019
Mümkün olsaydı Acıya çalan sevdanı bırakmak Kurutmazdım içimi susuzluğunla.. Mümkün olsaydı İçindeki çocuğa kalbimi kapatmak Sustururdum içimdeki çocuğu. Mümkün olsaydı sevdiğim, Senden başkasının gözlerinin telaşıma karışması Severdim sen olmayanı. Ve Vazgeçmek fiilden öteye geçebilseydi, Öznesi olabilseydi cümlelerimin, Önce onu misafir ederdim cümlelerimde. Bulabilseydim Teninin kokusunun sinmediği sokaklar, Koşar adım giderdim buralardan.. Elimden gelseydi Gözlerine dudak bükmek, Bırakırdım beni dudak büker giderdim seni sevmekten…
  Bırakmalıydım, Çok sevmeyi Çok özlemeyi Çok istemeyi Çok güvenmeyi… Aynı çayı demli içmeyi bıraktığım gibi. Sevmemeliydim İçim titrercesine, Güvenmemeliydim Her zaman yanımda dercesine, Özlememeliydim Her dakikamı ona ayırırcasına, İstememeliydim Her şeye karşı gelircesine… Aynı bardağımdaki çay gibi Hayatı da açık tarafından yaşamalıydım.                                            11.01.2020
Bir fincan çayımız vardı seninle Yarım kalmış bir ton anımız.. Söylenmemiş birkaç kelime Bir düzine laf dinlemeyen harfimiz vardı. Sevmeyi özleyen yüreğimiz Kimsesizliği tattıracak korkularımız Keşke dedirtecek çocukluğumuz vardı. Mutluluktan tamamlanmamış uykularımız Yanaklarımıza aşina gözyaşlarımız Bir türlü kopamayan kaderimiz vardı. Kendimize verdiğimiz sözlerimiz Bir olabilmek için koskoca bir hayatımız vardı. Bizim Anlatamadığımız bir telâşımız Eskimeyen öykülerimiz vardı...
Sonunu kabullenemediğimiz Bizim için bitmemiştir. Söylenmemiş kelimelerimiz Tamamlanmamış hikayemizdir. Gecenin hüznü çöken her ruh Bulamadığı yıldızına hasrettir. Ağır adım giden bir çift ayak Sevgiye rast gelmemiştir. Yağmurdan ıslanmaktan korkan ten Henüz yağmurun mavisine değmemiştir. Kırmaktan korkmayan kalbe Aşkın kıvılcımı düşmemiştir . Ardına bakmadan gidebilen Son kez incinmiştir...
Sevdanın; Notaları değil Nefes aldığı beden önemlidir . Şarkılar ne anlatırsa anlatsın Özlemeye meyillidir. Nefsi kahveyi sevmez İnce belli bardakta çay içesi gelir. Dertleri değil Her şeye rağmen gülmeyi bilir. Duramaz dört duvar arasında Çıkıp sokaklar boyu koşmaya özenir. Kaybedişleri yoktur Her zaman umut etmeyi sahiplenir. Tükenmez harfleri Alfabesi yirmi dokuz harf değildir . Sevda, Dün kadar olmayı bilmez Her zaman yarınlar kadar yer edinir.                                       15.12.2019
Sevmek değil insanı korkutan, Tüm hayallerini bir bedene sığdırmak… Yalan söyleyebilen, İhanet edebilen, Canı yandığında can yakabilen, Düşünceleri asla görünmeyen, Bir gün çekip gidebilen bir bedene sığdırmak… Kahve değil uykunuzu kaçıran, Kırk yıl hatırı olmayan insanları hatırlamak.
Lise sıralarındaki matematiğe benzemiyor Et ve kemikten oluşan insan. Her zaman hata yapılıyor Ya on sayıdan oluşmadığından hepsi Ya da işlemlerin sağlaması olmadığından .. Çıkarma varsa tüm anıları yutuyor, Bölme her zaman toplamadan sonra oluyor. Uzun sürse de işlemleri Yutan elemanı daha çok olduğundan Sonuca daha çabuk ulaşılıyor…
Yıllar ne yorulan gözlerimi Ne de yaşlılığı her inkar edişimde Yalanımı ortaya seren yüzümü dinledi… Sadece Esiri etmekle meşguldü beni kendine. Fedailiğimi yapan gölgem Her adımda beni takip ediyordu. Gittikçe buruklaşan tadını hatırlatıyordu hayatın bana. Bir kadının uçurtma misali rüzgarda savruluşunu gösteriyordu… Ansızın anılarımın esiri olan düşüncelerim, Bırakmıyor beni çocuksu dünyamda. Gençliğimde elime baktığımda gördüğüm anlamsız çizgiler, Şimdi Haritası oluveriyor geçmişimin.. Sanki dünya bir anda yaşlandı, Denizlerin mavisi soldu, Güneşini kırağı çaldı… Kızıla çalan gökyüzü İlan edince özgürlüğünü, Sessizliği bozuldu düşüncelerimin. Cama çarpan her yağmur damlası, Sildi anımsadıklarımı. Geriye yinelenen Ve Süpürülüp yerine konulan anılarım kaldı…                                                  2013
  Kördüğüm yine, Boylu boyunca içimdeki deniz. Mavisine siyah değmiş, Kumsalına vurmuş tüm telaşı... Simitçisine nazı geçmemiş Aç kalmış martıları.. Kördüğüm yine, Mutluluğun mürekkebine susamış hayallerim.. Sarıya çalmış bahçesindeki çiçekleri, Solmuş pamuk şekerinin pembesi.. Ne umudu kalmış cebindeki kimsesizliğinde Ne de hayallerine dokunacak cesareti... Kördüğüm yine Deyimlerinden sıyrılmış cümlelerim. Öznesi yetmemiş gizlemeye                      ruhunun kimsesizliğini .. Yüklemi yetmemiş anlatmaya                     kaybolan masumiyetini .. Bağlacı yetmemiş engellemeye                      noktasını ... Kördüğüm yine... Kendinden kurtulamayan kendim... Kördüğüm boylu boyunca nefesim...   F. S. 24.02.2020