Kayıtlar

Mart, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

o şarkı

O şarkıyı bulmak önemliydi. Dans ederken kendini kaptıracağın, Isıtmak için koyduğun suyu unutup Elinde doldurulmayı bekleyen bardak ve Sevdiğin birkaç bitkiyi harmanladığın                                   çaydanlığı kenara bırakıp Sadece kendin olabildiğin şarkıyı.. Kimseyi umursamadan, Kalbini değersizleştirecek kimseyi                                                                        duymadan, Hakettiğin değeri kendinde bulduğun şarkıyı. Hayatı insanlarla değil,             müzikle             tarçın kokusuyla             ayaklarını uydurduğun                      ...

Yazmak istedim

Yazmak istedim.           Gözlerimin arkasına sakladığım           Omuzlarımı ağrıtan yanımı. Bir zamanlar, Yüzümde açan mora çalan yeşilin           Gözlerime düşürdüğü korkuyu. Bir zamanlar ise, Yalanlarla örtülü sözlerin            İçime düşürdüğü kuşkuyu.. Yazmak istedim. Umudun da acıların fondöteni olduğunu. Bu yüzden umut eden gözlerde                    Acıları göremediğinizi. Göremediğiniz her acıyla öğrenilen, Sevmek için     mütemadiyen aldanmak gerektiğini.. Yazmak istedim... Unutmadığınızı. Sadece Zamanın alışmaya , İnsanın yalnızlığa gebe olduğunu..

-diye

Bitirmedim başladığım kitabı. O da yarım kalsın istedim. Noktam olmasın istedim             Hiçbir sözde ve hiçbir eylemde. Sadakatle zihnimde benimsedim seni yine Kaybetmeye çare olmadığını                                      Bile bile.. Soğuk kahve içmeyi sevmezsin diye Yalanlar söyledim kendime.       Beklemek ağır gelmesin                 Kahvenin sıcaklığı gitmesin diye.. Bir mum yaktım. Kaydederken               o da konuşmayı sevmez diye. Sessizlikte tek başıma susmayayım, Bana yarenlik etsin diye. Bana bazen         Tutuşmak kolay gelir de Yanmak tek başına kolay değil diye. Plak seçtim bir tane. Kalabalıklar içinde dinlemedik diye. Biz susalım       Sezen bize anlatsın diye. Biz susalım        Yarım kalmış ...

Unutmadım

Unutmadım.. Ne beni derin uykumdan uyandıran        kaybedişlerin kök saldığı kâbusları, Ne de okuduğum masallardaki        biçilmiş mutlu sonları. Unutmadım.. Tutulmamış sözlerimizin Ele verilmemiş sırlarımızın Mecburiyet örtüsü örtülmüş              Unutmalarımızın olduğunu.. Unutmadım.. Kalabalıklar tılsımını kaybedince  Birbirimizin kelimelerine sığındığımızı. Şarkıları sesimizde eskittiğimizi, Her şarkıyı          bir şiire gölge ettiğimizi. Ve sadece Zaman,           bizsiz kanat çırptıkça                             Eksileceğimizi..

Anlat isterdim

Anlat isterdim .. Onların düşünmeden yaşadığı Bizim ise saatlerimizi verdiğimiz           Dünyanın tüm renklerini.. Anlat isterdim.. Çocukken leblebi tozunu                      Sevip sevmediğini, Hayallerini Fırfır pervane uçururken mi kurduğunu, Çocukluğunu Hangi şarkıya sığdırdığını.. Hangi tekerlemeleri söylediğini.. Anlat isterdim.. İnanmaktan korktuklarımın Güvenmekten yorulduklarımın                     Gerçek olmadığını... Her unuttuğumuz üzüntüyle Geçmişimizi kaybettiğimizi Ama Geleceğimizi kazandığımızı.. Anlat isterdim.. Ama yalan söyleme.. Her şeye inanırım da Onu duyduğumda çok iyi tanırım...

Siyahta gitmek

Hava ne zaman siyaha çalsa Uyumak isterim... Çünkü Gündüz gitmeyi bilmez insanlar, Geceye saklar tüm cümlelerini.. Ruhlar bu yüzden gece hastalanır, Bedenler ise sabah hasta uyanır.. O sabah, Aydınlık bulsa da bana kendimi Seni bulmak dahil olmaz buna.. Yatak çekiştirir dört bir yanımdan Tuz parça kırılmış                   gözyaşı kokan  tenimi.. Sonra kuşlar konuşur balkondan Çatlamış dudaklarım gülümsesin diye, Güneşin ışıkları vurur Gözlerimin buğusu silinsin diye.. Ne zaman uyanmak istemesem                     Bir sonraki güne Yaşamak çalar kapımı yine.. Konuşur elbet benimle . Sevmek, yaşama dahil değilmişcesine...